Çeşme’de büyük dönüşüm: Çiftlik Sahili yeni yüzüne kavuşuyor
Didim Belediyesi’nden Kadın Sağlığına Yönelik Bilinçlendirme Semineri

Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Niyazi Beki, Miraç Kandili dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, Miraç’ın yalnızca tarihsel bir mucize değil, insanın ruhsal yükselişini sembolize eden evrensel bir çağrı olduğunu vurguladı.
İslam âleminde manevi yükselişe kapı aralayan müstesna gecelerden biri
Miraç Kandili’nin, İslam âleminin iç dünyasında derin bir muhasebe ve manevi yükselişe kapı aralayan müstesna gecelerden biri olarak idrak edildiğini dile getiren Prof. Dr. Beki, “Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (s.a.v), Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da Sidretü’l-Münteha’yı aşarak Cenab-ı Hakk’ın huzuruna yükseldiği bu mukaddes gece; iman, teslimiyet ve kulluk bilincinin zirveye ulaştığı ilahi bir buluşma olarak kabul ediliyor.” dedi.
Mübarek üç ayların manevi ikliminde ayrı bir yeri var
Recep ayının 27. gecesine denk gelen Miraç Kandili’nin, Regaip, Berat ve Kadir gecelerini de içine alan mübarek üç ayların manevi ikliminde ayrı bir yer tuttuğunu anlatan Prof. Dr. Beki, “Miraç, insanın iç dünyasında yükselişinin adıdır. Peygamber Efendimiz’in, ‘Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bizler için mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır’ duasıyla karşıladığı bu zaman dilimi, Müslümanlar için arınma ve yenilenme fırsatı olarak görülüyor.” diye konuştu.
Üç aylar, Allah’ın rahmet kapılarını sonuna kadar açtığı bir uhrevi fuar
Mübarek üç ayların hakkıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Niyazi Beki, “Üç aylar; Allah tarafından konulmuş, rahmeti bol, tabiri caizse Allah’ın uhrevi malları ucuza sattığı bir fuardır” dedi.
Üç ayların, Müslümanların ahiret bilincini diri tutan özel zamanlar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Beki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Müslüman, Allah’a iman ettiği gibi ahirete de iman eder. Akıl sahibi, şuurlu bir mümin, ‘Cenneti kazanmak için ne yapmalıyım?’ sorusunu sürekli kendine sorar. Allah Teâlâ da kullarının cennete ulaşabilmesi için rahmetiyle sayısız fırsatlar sunar. Haftanın cuma günü, o gün içindeki icabet saatleri, arife günleri, kandiller ve bilhassa Kadir Gecesi bu fırsatların başında gelir. Bunlar adeta birer uhrevi pazar, birer manevi fuar gibidir.”
Bu kadar ilahi fırsatın heba edilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Beki, “Ahirete iman eden bir insanın, önüne kadar gelmiş bu fırsatları kaçırması Müslümana yakışmaz. Üç aylar, ahiret mevsimidir” ifadelerini kullandı.
Esas olan tövbe ile arınmaktır
Üç aylarda yapılması gerekenlerin başında tövbe ve istiğfarın geldiğini belirten Prof. Dr. Beki, “Tasavvufta önemli bir kaide vardır: Def-i şer, celb-i nef’a racihtir. Yani önce kötülükleri, günahları temizlemek, sonra iyiliklerle süslemek gerekir. Üç aylarda en önemli husus, tövbe istiğfar ile günahlardan arınmaktır.” diye konuştu.
Bu arınmanın yalnızca fiili günahlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Beki, “Sadece dışımızla işlediğimiz günahlar değil; kalbimize gelen vesveseler, kötü düşünceler için de ciddi bir tövbe ve istiğfarla kalbi arındırmak esastır.” ifadesinde bulundu.
Namaz, oruç ve Kur’an bu ayların ruhudur
Tövbe ile başlayan manevi sürecin ibadetlerle taçlandırılması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Beki, üç aylarda özellikle Kur’an-ı Kerim okunmasının, mümkünse hatim ve mukabeleyle değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Teheccüd namazının da bu aylarda ayrı bir yeri olduğunu belirten Prof. Dr. Beki, “Hazreti Peygamber için vacip olan teheccüd, ümmeti için önemli bir sünnettir. Hiç olmazsa haftada birkaç gün teheccüde kalkmak, bu ayları diğer zamanlardan ayıran önemli bir amel olur” ifadelerini kullandı.
Miraç, insanlığın içsel yükseliş çağrısıdır
Miraç’ın sadece Peygamber Efendimiz’e mahsus bir mucize değil, tüm insanlığa yönelik bir bilinç daveti olduğunu dile getiren Prof. Dr. Niyazi Beki, namazın da bu anlamda “müminin miracı” olduğunu hatırlattı.
Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın Miraç’taki merkezi konumuna dikkat çeken Prof. Dr. Beki, İslam dünyasının bu mukaddes mekânlara gönlünde özel bir yer ayırması gerektiğini vurguladı.
Miraç Kandili’nin; bireysel arınma, toplumsal barış ve insanlığın yeniden hakikat ekseninde buluşması için güçlü bir çağrı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Beki, bu mübarek gecenin tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
haberovacom@hotmail.com